(TBMM) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Buradan AK Parti’de siyaset yapan ama siyaseti siyaset gibi yapmak isteyenlere söylüyorum. Ya atanmışların ve hanedanın iktidarı için bu ayıba ortak olacaksınız ya da otokrasiye karşı demokrasi mücadelemizde bizimle birlikte olacaksınız. Muhalefette bu ülkeyi yoksulluktan, bu ülkeyi haksızlıktan kurtarmak isteyen, hepsi bu ülkenin demokrasisinden yana olan muhalefette bir öz güven patlaması; karşımızdaki iktidarda dizlerin titremesi söz konusudur. Bir kez daha davet ediyoruz. Hodri meydan, cesaretiniz varsa çıkın karşımıza” ifadesini kullandı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, şunları kaydetti:
“Yüksek gıda enflasyonunda dünyada 3’üncüyüz. Sayın Babacan’ı ziyaret ettim. O da bir başka bilgiyi hatırlattı. Diyor ki Sayın Babacan: Pandemi oldu, dünyada gıda enflasyonu oldu. Ve dünya gıda enflasyonu gerçeği ile tanıştı gerçekten, diyor. Pandemiden bugüne dünyadaki gıda enflasyonu ortalaması yüzde 45. Pandemiden bugüne. Türkiye’de pandemiden bugüne gıda enflasyonu yüzde 850. Ve tek sebebi kötü yönetim. Adını bildiğiniz bilmediğiniz bütün ülkeleri düşünün. O sıralamada en kötü yerdeyiz. Sondan 3’üncü noktadayız. Yani Zimbabwe geliyor aklına. Onun durumu bizden iyi.
“Devletin resmi faizi 37. Bankaların kredi kartının borcuna, gecikmiş borcuna ödedikleri faiz yüzde 95 durumunda”
Küba bizden iyi. Libya bizden iyi. İran’la Güney Sudan dışında gıda enflasyonu bizden yüksek ülke yok. Ve bu ülkede yılın ilk iki ayında çiftçiye destekleme veriliyor: iki milyar lira. Peki yılın ilk iki ayında faiz ödeniyor: 640 milyar lira. Türkiye’deki bütün çiftçilere verilen desteklemenin 320 katını faize ödemiş bir ekonomi ile karşı karşıyayız. Merkez Bankası politika faizi yüzde 37. Vatandaşın devlete olan borcunun gecikme faizi yüzde 44,5. Vatandaşın devletten alacağına uygulanan faiz yüzde 24. Ancak vatandaşın kredi kartı ya da kredili mevduat hesabından çektiği, yani para bitmiş, maaş bitmiş, ayın bitmesine 10 gün kalmış, alışverişi yapmış, kredi kartı çekmiş. Ya da banka kartını sokmuş, kredili mevduat çekmiş. Buna uygulanan faiz bileşik yüzde 95. Devletin resmi faizi 37. Bankaların kredi kartının borcuna, gecikmiş borcuna ödedikleri faiz yüzde 95 durumunda. Öyle bir noktadayız ki artık vatandaşın borcu borçla çevirmesinin mümkün olmadığı, aksine bunun sanki sanal kumar çetelerinin eline düşmüşçesine bir felaketi yarattığı bir sürecin içindeyiz.
“Önümüzdeki günlerde ziyaretlere devam edeceğiz”
Böyle bir atmosferde, bayramda genel başkanların tamamıyla telefonda konuşmuştuk. O zaman ülkenin durumunu değerlendirmek üzere genel başkanlardan randevu isteyeceğimizi söylemiştik. Sonra çıktık geldik ve ardından belediyelerimize ve partimize yeni saldırılarla karşılaştık ve bunun devamında genel başkanlara ki şu ana kadar 12 genel başkanla, 13 partinin üzerinde mutabık olduğu belli bir noktadayız. Ancak Meclis’te grubu bulunmayan, ziyaret etmemiz gereken belli siyasi partiler var. Onları da önümüzdeki günlerde, en geç 15 gün içinde ayrı ayrı ziyaretlerde bulunacağız. Ama Meclis’te grubu olan, milletvekili olan, bir önceki dönem Meclis’te grubu bulunan partilerle ya da milletvekili olan partilerle, kendileri parlamenter olmuş genel başkanlarla görüşmeler yaptık.
“AK Parti’nin ak saçlıları, ‘Melih Gökçek yargılanmadıktan sonra hiçbir belediye başkanına yargı bu soruları soramaz’ diyor”
Bu görüşmelerin en önemli kısmı hiç şüphe yok ki ülkenin içinde bulunduğu ekonomik kriz kısmıydı. İran meselesine karşı alınması gereken kısa, orta, uzun vadeli tedbirleri, önerilerimizi, projelerimizi, bizi anlatan Ekonomi Eşgüdüm Konseyimizin oluşturmuş raporu paylaştık. Sayın genel başkanlar kendi çalışmalarından bahsettiler ve partilerin ekonomistlerinin bu ve benzer konularda bir arada çalışmasının, masalar kurmamızın, oturup birlikte karşılıklı heyet ziyaretleriyle, uzman ziyaretleriyle çalışmamızın ve artık yönetilemeyen bu ekonominin çıkış noktasında fikir birliği, iş birliği, güç birliği ve amaç birliği içinde olmamıza yönelik olarak çok kıymetli görüşmelerde bulunduk. Ayrıca ortak bir tespit olarak, hatta milletin ortak bir tespiti olarak, hatta ölçüyü küçültüyorum, AK Parti’ye oy verenlere sorsanız ortak bir tespit olarak AK Parti’nin belediyecilikteki karnesinin ne olduğunu söylerler. ‘Melih Gökçek yargılanmadan kimse yargılanamaz’ diye bir atasözümüz var mesela bizim. Bu atasözünü biz bulmadık. AK Parti’nin ataları, ak saçlıları söylüyor bunu. ‘Melih Gökçek yargılanmadıktan sonra hiçbir belediye başkanına yargı bu soruları soramaz’ diyor. ‘Melih Gökçek Ankara’ya yaptıklarının hesabını vermeden ve imar rantı, rant çeteciliği meselelerine Melih Gökçek bu sorulara yanıt vermeden kimseye sorulamaz’ diyor.
“12 genel başkanla görüştüm, ‘siyasi ahlak yasası! deyince hiç yutkunan olmadı”
Geldiğimiz noktada belediye meclis üyeleri, belediye başkanları, milletvekilleri, parti yöneticileri, bakanlar, Cumhurbaşkanı ve bu siyasilerin temas halinde olduğu ya da üst noktalarda olan tüm bürokrasinin malını mülkünü açıkça bildirmesini, nasıl edindiğini izah etmesini, siyaset finansmanının şeffaf olmasını söylüyoruz. Vallahi 12 genel başkanla görüştüm, ‘siyasi ahlak yasası’ deyince hiç yutkunan olmadı. Hiçbirisi benden de geri durmadı. Madem ki böyle bir mutabakat vardır, partilerle çalışacağız. Grubumuzla çalışacağız. Türkiye’nin önüne bu tartışmaların tamamını bitirecek, öz güveni yüksek, kim siyasette zenginleşmiş, kim siyaseti tertemiz yapmış, bundan sonrasına da kimin taahhüdü temiz siyasetmiş ortaya koyacak bir siyasi ahlak yasa getireceğiz. Yutkunanlara, yutkunanların partisi Adalet ve Kalkınma Partisi’ne hodri meydan bakalım.
“Günün sonunda hepimiz çıkarız, milletin terazisinde tartılırız ve sonuca razı geliriz”




