(ANKARA) – Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, olası bir erken seçime hazır olduklarını ifade ederek, “Seçime hayır demiyoruz ama Yeniden Refah Partisi’nin gündeminde bir erken seçim var. Türkiye’nin erken seçime gitmesi gerektiğine inanıyoruz. Erken genel seçimle hem Cumhurbaşkanlığı seçimi yenilenmeli hem de Türkiye Büyük Millet Meclisi baştan aşağı yenilenmeli. Millet bu anlamda iradesini göstermelidir. O nedenle önceliğimiz erken genel seçimin yapılması ama bu arada bir ara seçim kararı alınacak olursa elbette ki buna da varız, hazırız” dedi.
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, parti genel merkezinde MYK toplantısı sonrasında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Kılıç, Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bir lisedeki silahlı saldırıya ilişkin, “Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde 2007 doğumlu bir genç, eski okuluna silahlı saldırı düzenledi, ardından intihar etti. Çok sayıda öğretmen, öğrenci ve polis yaralılar var. Siverek Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alınan 16 vatandaşımıza acil şifalar diliyoruz. Eğitim ve emniyet camialarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz” dedi.
Kılıç, Papa’nın İsrail’in devlet terörüne destek vermediği için tehdit edildiğini belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Kendisini Hazreti İsa olarak tasvir eden bir sapkın ile yine kendisini Hazreti Musa’nın varisi zanneden bir katilin organize suç ortaklığı dünyayı sarsmaya devam ediyor. Siyonist hayaller peşinde koşan, küresel istikrarı allak bullak eden siyonist terör şebekesine karşı yükselen küresel dalgayı çok önemli ve değerli buluyoruz. Hürmüz Boğazı’nı ele geçirme hayali kursağında kalan ABD’ye; NATO üyesi İngiltere, İtalya, Fransa, İspanya gibi ülkelerin destek vermeyeceğini açıklaması; İran’a yönelik uluslararası hukukta dayanağı olmayan saldırıların savaş suçu olduğunun görülmesi bakımından çok önemlidir. Kuşkusuz bu sürecin sonunda eli kanlı katiller Trump ve Netanyahu, işledikleri cinayetlerin, toplu ölümlerin ve işgallerin hesabını Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde verecektir.”
“TÜİK verilerine göre bile enflasyon artıyor”
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının Türkiye ekonomisine olumsuz etkisinden bahseden Kılıç, şunları kaydetti:
“Orta Doğu’daki savaşın baz etkisi mi dersiniz enerji zamlarının gaz etkisi mi dersiniz; ne derseniz deyin ama enflasyon düşmüyor. Ekonomi yönetiminin başarısızlığı enflasyon rakamlarında görülebiliyor. TÜİK verilerine göre bile enflasyon azalmıyor, artıyor. Ekonomi yönetiminin mazereti belli: ‘Yaşanan savaş nedeniyle artan enerji maliyetleri’ diyecekler.
Fakat dikkat çekilmesi gereken husus şudur; savaşan ülkelerden çok daha yüksek enflasyon Türkiye’de yaşanıyor. En başta gıda enflasyonu, Türkiye’de maalesef önlenemiyor. Mart ayı gıda enflasyonu yüzde 32,36. Mart ayında tarım sektöründe açıklanan büyüme rakamı ise yüzde 8,8 negatif büyüme. Negatif büyüme demek aslında yüzde 8,8 küçülme demek. Ama küçüldük demeye dili varmıyor ‘negatif büyüdük’ diyor. Bu demektir ki üretim azalmış, rekolte düşmüş.
“Üretici feryat ediyor: Mazottan KDV alınmamalıdır”
Oysa gıdada enflasyonun düşmesi; üretimin çoğalmasına, kalitenin artmasına bağlı. Köylü mutsuz, çiftçi isteksiz, gençler tarım ve hayvancılığa ilgisiz. Bu tabloyu biz de sahada gözlemliyoruz. Kumluca Yaş Sebze ve Meyve Hali’nde esnafımızı ziyaret ettik, Kumluca Ziraat odasında üreticilerimizi dinledik. Üretici feryat ediyor: Mazottan KDV alınmamalıdır. Gübre çiftçiye kârsız satılmalıdır. Hal Yasası acilen çıkarılmalıdır. Gençlerin köyde kalması, toprakla barışması, sürüyle buluşması, tarımla uğraşması teşvik edilmelidir.”
Tüm kesimlerin borç yükü altında ve büyük bir ödeme güçlüğüyle karşı karşıya olduğunu vurgulayan Kılıç, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Çiftçilerimiz Tarım Kredi Kooperatiflerine ve Ziraat Bankasına borçlu. Esnafımız, KOBİ’lerimiz Esnaf Kefalet Kooperatiflerine, Kredi Garanti Fonu’na, Halk Bankası’na, kredi ve borçların uzun vadeli olarak yapılandırılması ve sicil affı beklentisi var. Geçtiğimiz günlerde açıklanan ‘Küresel İflas Raporu’, 2025 yılında küresel ölçekte şirket iflaslarının yüzde 7 oranında, Türkiye’de ise yüzde 29 oranında arttığını ortaya koydu. Raporda; Türkiye’de iflaslardaki aşırı artışın;yüksek reel faizler, krediye erişimdeki zorluklar ve sıkı finansal koşullardan kaynaklandığı belirtiliyor.
“Düşük faizli ve uzun vadeli bir yapılandırma acilen gündeme alınmalıdır”
Adalet Bakanlığı ve BDDK verilerine göreyse; 2016 yılında 27 milyon olan icra ve iflas dosyası sayısı 2025 yıl sonu itibarıyla 35 milyonu aşmış durumda. 2 milyon şirket ve 11 milyondan fazla vatandaşımız sicil affı bekliyor. İstatistikler ve sahadan gelen tepkiler, BDDK’nın yaptığı 48 aylık ve yüksek faizli yapılandırmanın çare olamadığını gösteriyor. Hükümet, en kısa sürede uzun vadeli kredi yapılandırmasına gitmelidir. Düşük faizli ve uzun vadeli bir yapılandırma acilen gündeme alınmalıdır.
Bu yapılandırmayla birlikte sicil affı da çıkarılmalı; şirketlerin ve işletmelerin finansmana ulaşmasının önündeki engeller ortadan kaldırılmalıdır. Tüm bunlarla birlikte mükellef tarafından ödenemeyen, devlet tarafından tahsil edilemeyen vergi ve SGK borçları da faizsiz yapılandırma kapsamına alınarak piyasalar rahatlatılmalıdır.”
Polis Meslek Kanunu ile ilgili bazı adımların atılması gerektiğini ifade eden Kılıç, “Yıllardır oyalanan polislerimizin yasası Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde ele alınmalıdır. Polislerin hayat şartları düzenlenmelidir. Mesai ve nöbet sistemine adalet getirilmelidir. Emeklilik aylıklarına yönelik göstergeler düzenlenmelidir. Psikoteknik çalışmalar yeniden değerlendirilmeli, moral ve motivasyonları yükseltilmelidir. Özetle hem devlet hem de toplum polise sahip çıkmalı, destek vermelidir” dedi.
“Muhalefete muhalefet etmeyiz. Seçime de hayır demeyiz”
Kılıç, kendisine yöneltilen bir soru üzerine, ara seçimle ilgili düşüncelerini şöyle paylaştı:
“Sayın Özgür Özel geçen hafta perşembe günü partimizi ziyaret etti. Gündeminde ara seçim konusu vardı. Yeniden Refah Partisi olarak öncelikle yaklaşımımız şu: Muhalefete muhalefet etmeyiz. Seçime de hayır demeyiz. Herhangi bir muhalefet partisinin herhangi bir seçime hayır demesi ‘ben seçime hazır değilim’ anlamına gelecektir. Dolayısıyla seçime hayır demiyoruz ama Yeniden Refah Partisi’nin gündeminde bir erken seçim var. Türkiye’nin erken seçime gitmesi gerektiğine inanıyoruz. Erken genel seçimle hem Cumhurbaşkanlığı seçimi yenilenmeli hem de Türkiye Büyük Millet Meclisi baştan aşağı yenilenmeli. Millet bu anlamda iradesini göstermelidir. O nedenle önceliğimiz erken genel seçimin yapılması ama bu arada bir ara seçim kararı alınacak olursa elbette ki buna da varız, hazırız. Bunun için de zaten her an seçim olabilirmiş gibi de çalışıyoruz.”
“Bir konu başlığı altında operasyon yapılacaksa partiler arasında ayrım gözetilmemelidir”
Kılıç, CHP’li belediyelere yönelik operasyonlara ilişkin gelen soruya ise şu cevabı verdi:
“Yeniden Refah Partisi olarak, hukukun üstünlüğüne inananların partisi olarak kanaatimiz ve görüşümüz şudur: Bir konu başlığı altında operasyon yapılacaksa partiler arasında ayrım gözetilmemelidir. Aynı suçu A partili bir belediye başkanı işlediğinde suç olmuyor da B, C partili bir belediye başkanı işlediğinde suç oluyorsa bu hukuktan uzaklaşmaktır. Adaletsizlik yapılmamalı, partisine göre muamele ortamı oluşturulmamalıdır. Aksi takdirde kurumlara olan güveni sarsılıyor vatandaşın.”




