Haber: Zehra Değirmenci
(BURSA) – Bursa’nın Gürsu ilçesinde geçen yıl çıkan büyük yangında zarar gören 100 hektarlık alanda planlanan madencilik faaliyetlerine karşı DOĞADER ve Dışkaya Mahallesi sakinleri eylem yaptı. Burada konuşan mahalle sakinleri, “Bu köy bin senelik. Biz Osmanlı yörüğüyüz. Bizim suyumuz var burada. Burada bu taş patladığı anda ova susuz kaldı, su bitti. Biz nereye gidelim? Kimden izin almışlar? Bizden izin aldılar mı?” dedi.
Bursa’nın Gürsu ilçesinde geçtiğimiz yıl çıkan yangın sonucu tahrip olan 100 hektarlık alanda maden çalışmalarının planlanmasına karşı DOĞADER ve Dışkaya Mahallesi sakinleri eylem yaptı.
DOĞADER Başkanı Murat Demir, yaptığı açıklamada, 100 hektarlık alanda mermer taş kırma eleme tesisi faaliyet iznini protesto ettiklerini belirtti. Demir, şirketin yangından 9 gün sonra bölgede ruhsat başvurusunda bulunduğunu bildirdi.
“SİZDE HİÇ Mİ VATAN SEVGİSİ YOK?”
“Bu firmaya söz söylüyoruz. Sizde hiç mi vatan sevgisi yok? Sizde hiçbir ülke sevgisi yok. Nedir bu vahşi madencilikten bu ülkenin çektiği?” diyen Demir, devlet yetkililerinin “Daha orası geçen hafta yandı, biz ruhsat veremeyiz, projenizi geri çekin” demediklerini ifade etti.
Firmanın 10 hektarlık alan için başvuruda bulunduğunu anlatan Demir, Orman Bölge Müdürlüğü’nün firmaya, “Yasa gereği, yanan ormanlarda başka bir faaliyet yapılamaz, orman vasfına geri döndürülmesi gerekir” diyerek Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) başvurusunu reddettiğini bildirdi.
Demir, şunları söyledi:
“Bu doğru bir şey ama bir soru daha soruyorum Orman Bakanlığı’na. Tapu kadastro kayıtlarında bu 100 hektarın hepsi orman alanı olarak görünüyor. Yanan ormanı yapmayın ama diğer ormanları kesin, biçin, 2-3 minare boyu aşağıya inin, talan edin, yapın. Bu da doğru değil. Ormanlık alana taş ocağı, maden ocağı açılması yanlıştır. 11 tane köyün suyu buradan geçiyor. Bunun altında yeraltı kaynağı var. Dağlarımız su havzalarıdır aynı zamanda. Biz ormanlarımızı talan etmelerine izin vermeyeceğiz.”
“KIYMETLİ OVAMIZ ZARAR GÖRECEK”
Dışkaya Mahallesi Muhtarı Gürol Şişek de şunları kaydetti:
“Biz bu coğrafyanın en eski Türkleriyiz. Vatanımıza, milletimize bağlı kişileriz. Ama maalesef devletimiz bizi bu konuda yalnız bırakıyor. Bu coğrafyada bütün çadırlarımız var. 7-8 bin küçükbaş, 2 binin üzerinde büyükbaş hayvanımız var. Biz üreticiyiz. Arka tarafta Değirmenderesi dediğimiz alanda 12 bin kişinin içtiği su kaynakları var. Bu su kıymetli ovamıza, armut bahçelerimize gidiyor. Hepsi zarar görecek. Türkiye Cumhuriyeti devletimiz bunlara neden sahip çıkmıyor? Biz bunu anlamış değiliz. Bir sürü hayvanımız geliyor. Böyle bizde binlerce hayvanımız var. Biz burada kışlak yapıyoruz. Şu anda çok sıcak olduğu için hayvanlarımız yüksek bölgede. Kışın biz bu taşta binlerce hayvanımızı idare ediyoruz ağaçlık olduğu için.”
“RAPORLARDA YERİN ALTINDA RENKLİ MERMER OLDUĞU ORTAYA ÇIKTI”
Eyleme destek veren YENİ Parti Gürsu İlçe Başkanı Muhammet Aydın da, “Üç sene evvel bize buradaki orman vasfındaki arazilerin merkezi hükümet tarafından birilerine peşkeş çekilmek için orman vasfından çıkarıldığı haberi bize geldi. Kontrol ettik, baktık. Neticede jeoloji mühendislerinin raporuna göre yer altında burada renkli mermerin olduğu söylendi bize. Muhtarlığımıza ilettik. Geçen sene çok manidardır bu bölge yandı. 9 gün sonra burada bir ruhsat başvurusunda bulunuldu. Belli kişiler bu ruhsatı vermeye çalışıyorlar, verecekler. Ama biz Dışkaya halkının yanındayız. Hep yanınızda olacağız” diye konuştu.
“BUNLAR BİZİM MİLLİ MÜCADELEMİZ”
Anahtar Parti Gürsu İlçe Başkanı Süleyman Ağırman ise, “Bunlar bizim milli mücadelemiz. Osmanlı topraklarımız. Burayı kimseye yem etmeyiz. Hepimiz birlik olacağız. Bunun da üstesinden hep birlikte Allah’ın izniyle geleceğiz. Bizler boşuna mı mücadele verdik bu ormanlarımız yanarken? Boşuna mı 3 tane evladımızı şehit verdik? Bunlar gelsin çöreklensin diye değil. Bizler sesimizi yükselteceğiz. Bunlara pabuç bırakmayacağız. Hep birlikte tek yürek olacağız” dedi.
Eyleme katılan mahalle sakini, “Biz madeni hiç istemiyoruz. Bizi öldürsünler ondan sonra gelsinler. Ben 72 yaşındayım. Köyümüz tarihi olarak geçiyor. Biz kimseyi istemiyoruz buraya” diye konuştu.




