(ANKARA) – Emek Partisi (EMEP) Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca ve İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, yurt dışına satılan dizilere bölüm başına yaklaşık 33 bin dolar kamu desteği verilmesini öngören yeni teşvik modeline ilişkin Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a soru önergesi verdi. Önergede, teşvik politikasının çalışma koşulları, istihdam güvencesi ve işçi sağlığı ile iş güvenliği standartlarını bağlayıcı biçimde düzenleyen bir çerçeve içermediği, sektördeki emek sorunlarını çözmekten uzak olduğu kaydedildi.
EMEP’li Karaca ve Bayhan, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 18 Şubat 2026 tarihinde dizi yapımcılarıyla gerçekleştirilen toplantı sonrası açıklanan ve yurt dışına satılan dizilere bölüm başına yaklaşık 33 bin dolar kamu desteği verilmesini öngören yeni teşvik modeline ilişkin Bakan Mehmet Nuri Ersoy’un yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na soru önergesi verdi. Yeni teşvik modelinin sektördeki emek sorunlarını çözmekten uzak olduğu belirtilen önergede, teşvik politikasının çalışma koşulları, istihdam güvencesi ve işçi sağlığı ile iş güvenliği standartlarını bağlayıcı biçimde düzenleyen bir çerçeve içermediği vurgulandı.
Önergede, DİSK’e bağlı Sinema Emekçileri Sendikası’nın (Sine-Sen) sektörde reklam gelirlerindeki düşüş, üretim hacmindeki daralma ve uluslararası satış baskısı nedeniyle yapısal bir kriz yaşandığı yönündeki değerlendirmelerine dikkat çekilerek, set sayılarının azalmasıyla birlikte emekçilerin işsizliğe sürüklendiği, uzun çalışma saatleri, düzensiz ödemeler, eksik sigorta uygulamaları ve güvencesiz sözleşmelerin yaygınlığını koruduğu kaydedildi.
Kültürel üretimin sürdürülebilirliğinin yalnızca ihracat rakamlarıyla ölçülemeyeceği; set emekçilerinin sağlığı, güvenliği, sendikal hakları ve güvenceli çalışma koşullarının temel belirleyici olduğu ifade edilen önergede, kamu teşviklerinin ticari başarıyı ödüllendiren bir model yerine istihdamı artıran, işçi sağlığı ve güvenliğini zorunlu kılan ve sosyal hakları güçlendiren bir çerçevede tasarlanması gerektiği belirtildi.
Sinema ve televizyon sektörünün hâlen 10 No’lu “Ticaret, Büro, Eğitim ve Güzel Sanatlar” iş kolu içerisinde yer almasının sendikal örgütlenme önünde ciddi engeller yarattığı belirtilen önergede, sektörün ayrı bir “Güzel Sanatlar İş Kolu” olarak tanımlanması gerektiği vurgulandı. Önergede, tehlikeli iş sınıfında yer almasına rağmen SGK fiilî hizmet süresi zammı kapsamına alınmayan set emekçilerinin yıpranma payı hakkından mahrum bırakılmasının sosyal güvenlik açısından eşitsizlik yarattığı ifade edildi.
Kamu kaynaklarının yalnızca uluslararası satış başarısına değil; emekçilerin haklarını koruyan, çalışma koşullarını iyileştiren ve kültürel üretimin özgürlüğünü güvence altına alan politikalarla kullanılması gerektiği belirtilen önergede, Bakan Ersoy’a şu sorular yöneltildi:
“1-Türkiye’nin yaklaşık 65 milyar dolar düzeyindeki turizm gelirinin sürdürülebilirliği açısından kültür ve sanat üretiminin tanıtıcı rolüne vurgu yapılmaktadır. Ancak kültürel üretimin temel unsuru insan emeği ve sektördeki nitelikli iş gücüdür. Bu bağlamda, söz konusu teşviklerin sektör emekçilerinin güvenceli istihdamını, çalışma koşullarını ve mesleki sürdürülebilirliğini doğrudan desteklemeye yönelik olarak tasarlanması planlanmakta mıdır? Teşviklerin yapımcı sermayesini desteklemek yerine işçilerin çalışma koşullarını öncelikli olarak ele almasına ilişkin Bakanlığınızın bir değerlendirmesi olacak mıdır?
2- Teşvik programından yararlanmak için dizinin yurt dışında yayınlanıyor olması şartı dışında başka herhangi bir şart bulunmakta mıdır?
3- Dizinin yurt dışında yayını devam ettiği sürece teşvikin herhangi bir sebeple kesilmesi mümkün olacak mıdır? Olacaksa Bakanlığınızca bu sebepler nelerdir?
4- Teşvik alabilmek için yurt dışı satış fiyatlarının düşürülmesi söz konusu olabilir mi? Bu durum nasıl engellenecektir? Bu konuda Bakanlığınız tarafından nasıl bir denetim mekanizması uygulanacaktır?
5- Yurt dışına projesini satabilmiş olan şirketlerin, verilecek söz konusu teşvik ile hangi eksiklerini tamamlayacakları öngörülmektedir?
6- Açıkladığınız teşvik programında istihdam artışı, set sayısı, yerli prodüksiyon hacmi ve bölgesel üretim gibi kriterler de yer alacak mıdır? Yer almıyorsa, teşviklerin sektörde iş hacmini artırmaya yönelik yeniden tasarlanması planlanmakta mıdır?
7- Kamu teşviki alan yapımlarda çalışan emekçilerin sigorta primlerinin tam yatırılması, ücretlerin zamanında ödenmesi ve işçi sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerine uyulması destek koşulu olarak aranacak mıdır? Denetim hangi kurumlar tarafından ve nasıl yapılacaktır?
8- Destek verilen yapımlarda meydana gelen iş kazaları ve işçi ölümlerine ilişkin Bakanlığınızın tuttuğu istatistikler var mıdır? Bu kazalara ilişkin bugüne kadar uygulanmış yaptırımlar nelerdir?
9- Teşvik politikalarının içerik üretimine yönelik yönlendirici veya sınırlayıcı koşullar içerdiği, bu durumun ifade özgürlüğü ve sanatsal özerklik üzerinde oto-sansür etkisi yarattığı iddiaları hakkında Bakanlığınızın görüşü nedir? İçerik değerlendirmesi yapılmakta mıdır?
10- Bakanlığınız tarafından sektörde set sayısındaki azalma, artan işsizlik ve güvencesiz çalışma koşullarına ilişkin herhangi bir analiz yapılmış mıdır? Yapıldıysa sonuçları nelerdir?
11- Yurt dışı satış gerçekleşmediği için yayından kaldırılan projeler nedeniyle oluşan istihdam kaybını azaltmaya yönelik Bakanlığınızın planladığı alternatif destek mekanizmaları
12- Kamu desteklerinin; sigorta primlerinin eksiksiz yatırılması, ücretlerin zamanında ödenmesi, setlerde işçi sağlığı ve iş güvenliği uzmanı bulundurulması ve çalışma saatlerinin sınırlandırılması gibi emekçiler açısından koruyucu koşullara bağlanması düşünülmekte midir?
13- Destek verilen yapımlarda çalışma süreleri, set güvenliği, riskli sahneler ve işçi sağlığı uygulamalarının denetimi hangi kurumlar tarafından ve hangi sıklıkla yapılmaktadır?
14- Sinema ve televizyon sektörünün 10 No’lu iş kolundan ayrılarak ayrı bir “Güzel Sanatlar İş Kolu” olarak tanımlanmasına yönelik Bakanlığınızın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile yürüttüğü bir çalışma bulunmakta mıdır?
15- 10 No’lu iş kolundaki yaklaşık 4,5 milyon çalışan nedeniyle oluşan yüksek sendikal barajın sinema ve televizyon emekçilerinin toplu iş sözleşmesi ve grev hakkını fiilen kullanmasını imkânsızlaştırdığı yönündeki değerlendirmelere ilişkin Bakanlığınızın görüşü nedir?
16- Tehlikeli iş sınıfında yer alan sinema ve televizyon sektörünün SGK fiilî hizmet süresi zammı (yıpranma payı) listesine dâhil edilmesi için ilgili kurumlarla ortak bir çalışma yürütülmekte midir?
17- Setlerde kronik kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarının yaygınlaştığına ilişkin meslek hastalığı verileri Bakanlığınız tarafından izlenmekte midir? Bu konuda bir istatistik veya rapor hazırlanmış mıdır?
18- Sinema ve televizyon emekçilerinin ağır ve tehlikeli çalışma koşulları dikkate alınarak erken emeklilik hakkına erişimini sağlayacak yasal düzenlemelere ilişkin bir çalışma planlanmakta mıdır?
19- Riskli sahnelerde koruyucu ekipman kullanımı ve güvenlik protokollerinin uygulanmasına ilişkin bir denetim mekanizması bulunmakta mıdır?
20- Teşviklerden yararlanan yapımlarda kayıt dışı çalışmanın önlenmesine yönelik SGK ve ilgili kurumlarla ortak bir denetim sistemi kurulacak mıdır?
21- Kamu teşviklerinin yalnızca ihracat ve tanıtım kriterleri yerine; set güvenliği, istihdam artışı ve işçilerin haklarını koruyacak kriterlere göre yeniden yapılandırılması yönünde bir çalışma yürütülecek midir?”




