1. Haberler
  2. Gündem
  3. EMEP’li Karaca, gazeteci Alican Uludağ ile ETHA editör ve muhabirlerinin tutuklanmasını TBMM gündemine taşıdı

EMEP’li Karaca, gazeteci Alican Uludağ ile ETHA editör ve muhabirlerinin tutuklanmasını TBMM gündemine taşıdı

Emek Partisi (EMEP) Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, gazeteci Alican Uludağ ve ETHA editör ve muhabirlerinin tutuklanmasını soru önergesiyle TBMM gündemine taşıdı. Karaca, Adalet Bakanı Akın Gürlek'e "Gazetecilerin yaptıkları haberler nedeniyle yargısal tacize uğramasını engellemek ve basın özgürlüğünü korumak adına Bakanlığınızca yürütülen bir çalışma bulunmakta mıdır" diye sordu.

featured
service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

(ANKARA) – Emek Partisi (EMEP) Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, gazeteci Alican Uludağ ve ETHA editör ve muhabirlerinin tutuklanmasını soru önergesiyle TBMM gündemine taşıdı. Karaca, Adalet Bakanı Akın Gürlek’e “Gazetecilerin yaptıkları haberler nedeniyle yargısal tacize uğramasını engellemek ve basın özgürlüğünü korumak adına Bakanlığınızca yürütülen bir çalışma bulunmakta mıdır” diye sordu.

EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca,  gazeteci Alican Uludağ ve ETHA editör ve muhabirlerinin tutuklanması konusunu TBMM gündemine taşıdı. Karaca, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na sunduğu soru önergesinde, bu soruşturmayı Bakan Gürlek’ten sonra atanan İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı’nın “ilk icraatı” olarak nitelendirerek “gazetecilere açık bir mesaj” olarak değerlendirdi. Karaca, Uludağ’ın aylar öncesindeki ifadeleri nedeniyle evinden alındığını belirterek “kaçma şüphesi” gibi gerçekliği olmayan bir gerekçeyle tutuklanmasını gazetecilere dönük baskıların süreceğinin işareti olduğunu ifade etti.

Etkin Haber Ajansı’na (ETHA) dönük operasyonu da hatırlatan Karaca, “ETHA emekçileri Nadiye Gürbüz, Pınar Gayıp ve Elif Bayburt da Uludağ’dan kısa süre önce ‘terör’ suçlamalarıyla gözaltına alınmış, iş ekipmanları kırılmış ve gazeteciler tutuklanmıştır. Tutuklanan ETHA muhabirleri, tutuldukları koğuşlarda mahrem alanları görecek şekilde kamera bulunması nedeniyle açlık grevine başlamıştır” diye konuşu.

“Gazetecilerin tutuklanması; ülkenin barış ve demokrasi umudunu sarsmaktadır”

Türkiye’de basın özgürlüğü ve gazetecilerin çalışma koşullarının uluslararası endekslerde gerilemeye devam ettiğine dikkati çeken Karaca “Yargının gazeteciler üzerinde bir cezalandırma aracı olarak kullanıldığı uygulamalar; yalnızca gazetecilerin kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkını değil; basın ve ifade özgürlüğüne ağır darbe vurmaktadır. Yalnızca işini yaptığı için gazetecilerin ve basının iktidarın baskısına maruz kalması ve bu yolla dizayn edilmek istenmesi; halkın haber alma hakkı, ifade özgürlüğü ve örgütlenme hakkıyla da doğrudan ilişkilidir. Tutuklamanın istisnai bir tedbir olduğuna ilişkin çok sayıda yasal düzenleme değişikliği ve politik söylemin yanında, içinde bulunduğumuz ve Kürt sorunu ve demokratikleşmeye ilişkin sürecin de bir çıktısı olarak topluma sunulmuştur. Hal böyleyken; sudan sebeplerle gazetecilerin, hak savunucularının, avukatların tutuklanması; ülkenin barış ve demokrasi umudunu sarsmaktadır” ifadelerini kullandı.

Karaca, Bakan Gürlek’ten şu sorulara yanıt istedi:

“-Gazeteci Alican Uludağ’ın tutuklanmasına gerekçe gösterilen paylaşımlarının hangileri, hangi kriterlere göre ‘gazetecilik faaliyeti’ sınırlarını aşmış ve suç unsuru teşkil etmiştir?

-Bilinen bir ikametgahı olan ve daha önceki tüm soruşturmalarda ifade vermeye bizzat giden bir gazetecinin, sabahın erken saatlerinde kalabalık bir polis grubuyla gözaltına alınmasının ve ‘kaçma şüphesi’ gerekçesiyle tutuklanmasının hukuki dayanağı nedir?

-Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) ‘Cumhurbaşkanına Hakaret’ suçuna ilişkin Türkiye aleyhine verdiği ihlal kararları ve bu maddenin ifade özgürlüğünü kısıtladığına dair uyarıları göz önüne alındığında, bu madde üzerinden gazetecilerin tutuklanmaya devam edilmesinin gerekçesi nedir?

-Kamuoyunda ‘Dezenformasyon Yasası’ olarak bilinen TCK 217/A maddesinin yürürlüğe girdiği tarihten, 23 Şubat 2026 tarihine kadar kaç gazeteci hakkında soruşturma açılmış, kaçı tutuklanmıştır?

-ETHA çalışanlarının hangi faaliyeti gazetecilik bağlamından kopartılarak terör faaliyeti olarak nitelendirilmiştir? Gazetecilik etik ve meslek ilkelerine ilişkin değerlendirme yargı tarafından hangi kıstaslarla yapılmaktadır?

-Son bir yıl içerisinde kaç basın mensubu hakkında ‘örgüt üyeliği’, ‘örgüt propagandası’ veya ‘devletin kurumlarını aşağılama’ suçlamalarıyla dava açılmıştır?

-Şu an itibarıyla Türkiye genelindeki cezaevlerinde, mesleki faaliyetleri veya sosyal medya paylaşımları nedeniyle tutuklu veya hükümlü bulunan toplam gazeteci sayısı kaçtır?

-Tutuklu ve hükümlülerin kişisel alanlarının kameralarla izlenmesinin gerekçesi nedir? Çok sayıda hak ve özgürlüğü ihlal eden ve hukuka aykırı olan bu uygulamadan dönmek için Bakanlığınızın bir çalışması bulunmakta mıdır?

-Gazetecilerin yaptıkları haberler nedeniyle yargısal tacize uğramasını engellemek ve basın özgürlüğünü korumak adına Bakanlığınızca yürütülen bir çalışma bulunmakta mıdır?

-Gerek yasalar gerekse iktidarınızın ‘hukuk devleti’ savunusu göz önüne alındığında; istisnai bir tedbir olan tutuklamanın; yargı eliyle muhalefeti cezalandırma aracı olarak kullanılmasının çelişkisi nereden kaynaklanmaktadır?”

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
EMEP’li Karaca, gazeteci Alican Uludağ ile ETHA editör ve muhabirlerinin tutuklanmasını TBMM gündemine taşıdı
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir