Haber: Zuhal ÇİLOĞLAN
(İSTANBUL) Silivri’de tutuklu bulunan CHP Cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 31 Ocak’ta ifade için gittiği İstanbul Adliyesi önünde parti otobüsünün girişinin engellenmesi üzerine yaşanan gerginlikle ilgili CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve 25 CHP’linin yargılandığı davanın ikinci duruşmasında 8 kişi dinlendi. CHP Gençlik Kolları İl Başkan Yardımcısı Ozan Temürlenk savunmasında “Bugün burada bulunmaktan son derece üzgünüm ama bir yandan da gururluyum. Şehrin her sokağında uyuşturucu satıcıları varken, kadınlar ve çocuklar öldürülürken bizim gibi vatanını seven insanlar yargılanıyor. Gururluyum çünkü, anayasal hakkımı kullandığım ve haksızlık karşısında durduğum için buradayım” dedi. CHP Kurultay davasında da yargılandığı için Ankara’da olan Özgür Çelik’in katılmadığı duruşma 14 Eylül’e ertelendi.
Silivri’de tutuklu bulunan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 31 Ocak 2025’te ifade için gittiği İstanbul Adliyesi önünde CHP otobüsünün engellenmesi ve otobüse doğru yürüyenlere biber gazı sıkılması üzerine başlayan gerginlikle ilgili CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve 25 CHP’li hakkında dava açılmıştı. Çelik ve 25 CHP’liye; “görevi yaptırmamak için direnme”, “kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama”, “kasten yaralama”, “kamu malına zarar verme” suçlamalarından açılan davada, sanıklar için 3 yıl 11 aydan 17 yıla kadar hapis cezası isteniyordu.
Özgür Çelik, duruşmaya katılamadı
Davanın ilk duruşmasında CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’in aralarında bulunduğu 10 ismin savunması alınmıştı. Dava, savunması alınmayan sanıkların dinlenmesi ve eksik evrakların giderilmesi için 23 Şubat’a bırakılmıştı.
Davanın ikinci duruşması ise bugün, İstanbul 18. Asliye Ceza Mahkemesi’nce İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda yapıldı. Özgür Çelik, kendisinin de yargılandığı bir diğer dosya olan CHP Kurultay davası için Ankara’da olması nedeniyle duruşmaya katılamadı.
“Olayın faili değil mağduruyum”
Duruşma, ilk celseye katılmayan sanıkların kimlik tespiti ile saat 10:18’de başladı.
İlk olarak Anıl Karabulut’un savunması dinlendi. Karabulut, savunmasında “Beldiye personeliyim. Sosyal medya aracılığıyla İmamoğlu’nun adliyede ifade vereceğini öğrendim ve o yüzden adliyeye gittim. Kalabalık içerisine meydana gelen ani kargaşa sırasında ben de zarar görmüş durumdayım. Olayın faili değil mağduruyum. Dağılmamıza yönelik hiçbir uyarı yapılmadı. Güvenlik güçlerine karşı hiçbir mukavemetim olmadı. Şahsıma yönelttilen hiçbir suçlamayı kabul etmiyorum. Beraatımı talep ediyorum” dedi.
CHP Üyesi Eren Çelik ise şöyle konuştu:
“Sosyal medya üzerinden İmamoğlunun ifade vereceğini öğrendik. Otobüslerle adliyeye geldik. Sonra adliye önünde basın açıklaması yapılacağını öğrendik ve oraya doğru geçmek istedik. Önümüze polis dikildi, barikatlarla. Çıkan kargaşada polise karşı bir şey yapılamamısı için uğraştığıma dair videolar var. CHP üyesi olduğumdan geldim, katıldım. Hiçbir şekilde devletin polisine karşı bir şey yapmam mümkün değildir. Üzerime atılan suçlamaları kabul etmiyor, beraatımı talep ediyorum. Kamu malına karşı bir zarar yok ama devlet ödeyin dediyse öderim”
Harun Demirel de “Suçlamaları kabul etmiyorum. İmamoğlu’nun ifade vermesi nedeniyle destek vermek amacıyla adliyeye geldim. Bir anda kargaşa oldu, halk ve polis arasında kaldım. Polise karşı bir mukavemetim olmadı. Beraatımı talep ederim” dedi.
“Kamu malına bir zararım olmadı o yüzden işlemediğim suçun bedelini ödemeyeceğim”
Özgür Murat Aydın, savunmasında şunları kaydetti:
“Hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum. Olay sabahı ben de sosyal medyadan öğrendim, kendi imkanlarımla adliyeye geldim. Polislerden dağılmamız yönünde bir ihbar yapılamadı. Atılan gazlardan biz çok etkilendik. Mağdur bizdik. Kamu malına bir zararım olmadı o yüzden işlemediğim suçun bedelini ödemeyeceğim.”
CHP üyesi Uğurşah Yıldırım ise, “Adliyeye destek amacıyla gittim. Alanın önündeydim. Bir hareketlilik başladı ve nedenini anlamadım. Herhangi bir taşkınlık yapmadım. Bu suçlamaların hiçbiri gerçeği yansıtmamaktadır. Beraatımı talep ediyprım. Kamu malına zarar vermediğim için ödeme yapmayı kesinlikle kabul etmiyorum” şeklinde konuştu.
Belediye personeli bu Alperen Yurduseven ise “Hakkımdaki suçlamayı kabul etmiyorum. İmamoğlu’na destek amaçlı adliyeye geldim. Kamu malına zarar vermedim” dedi.
“Anayasal hakkım engellendiği için ve üstüne gaz yediğim için asıl ben mağdurum”
CHP Gençlik Kolları İl Başkan Yardımcısı Ozan Temürlenk, savunmasında şunları kaydetti:
“Bugün burada bulunmaktan son derece üzgünüm ama bir yandan da gururluyum. Şehrin her sokağında uyuşturucu satıcıları varken, kadınlar ve çocuklar öldürülürken bizim gibi vatanını seven insanlar yargılanıyor. Gururluyum çünkü, anayasal hakkımı kullandığım ve haksızlık karşısında durduğum için buradayım. CHP gençlik kollarında il başkan yardımcısıyım. İnandığım değerler doğrultusunda Çağlayan’daydım. Cumhurbaşkanı adayımız İmamoğlu’na karşı yöneltilen iddialara karşı oradaydım.
Demokratik hakkımızı kullandık. Hiçbir şekilde şiddet içeren bir eylem olmadı. Boyum uzun olduğu için kalabalık içinde yüzüm görünüyor.
Üzerimize biber gazı sıkıldı ve polis şiddet kullandı. Herhangi bir polis memuruna dokunmadım. Genel başkanımızın çağrısıyla orda bulunmam en büyük anayasal hakkımdı. Anayasal hakkım engellendiği için ve üstüne gaz yediğim için asıl ben mağdurum. Sizlerden beraatımı talep ediyorum.”
Uğur Ali Söylemez ise şöyle konuştu:
“Vatanına milletine bağlı bir kişiyim. 2015 yılında CHP’ye üye oldum. Çeşitli kademelerde görev aldım. O gün de İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun adliyede ifade vereceğini öğrendim ve destek olmak için Çağlayan’a geldim. Otobüsün oraya geçtim. Ancak bulunduğum noktada kargaşa oldu. Kolluk kuvvetlerinden herhangi bir anons duymadım. Kimseye zorluk çıkarmadım. Biber gazı atıldı ve biz o biber gazından da etkilendik. Kamu malına zarar vermediğin için ödemeyi kabul etmiyorum.”
Müşteki polis, “şikayetçi değilim” dedi
Ardından söz verilen müşteki polis, “sanıklardan şikayetçi değilim davaya katılmak istemiyorum” dedi. İstanbul Adliyesi’nde görevli olduğunu söyleyen polis, “Büyük bir kargaşa çıktı. Düştüm orada. Kendi silahım elime düştü. Hastaneden 3 gün rapor aldım. Ama herhangi birisi beni itmedi” dedi.
CHP İstanbul Gençlik Kolları Başkanı Erdem Kara’nın avukatı ise “Düştüğünüz yer neresiydi” diye sordu. Polis, “adliyenin arka tarafında, hastane tarafında düştüm” şeklinde yanıtladı. Avukat “İkaz veya uyarı yapılma nedeni neydi? Kamu düzeni bozan ne tür bir eylem vardı orada? Oraya yüz bin kişi de gelebilir, barışçılsa sizin müdahele etme hakkınız yok” diyerek ikinci bir soru yöneltti.
Polis ise “Bu 3-5 kişinin düzenlediği bir şey değil, orada binlerce kişi vardı. Müdürlerimizin talimatıyla bunu yaptık. Çağlayan Adliyesi önünde bu kadar insan toplandığını düşünün ama hiçbir saldırı olmadı.” dedi.
Avukat ise “ben cevabımı aldım, demek ki bunu müdürlerinize sormak gerekiyor” dedi.
Bir başka avukat Rıza Koçak ise “Gün için size valiliğin yasaklama kararı söylendi mi? Bilginiz var mı?” diye sordu. Polis ise bilgisinin olmadığını belirtti.
Avukat Koçak ayrıca, “Polis tutanağına göre talimatlar ilk kim tarağından verildi bilmiyoruz. Bunun bilgisi sizde var mı?” dedi. Polis ise tekrar bilgisinin olmadığını söyledi.
Son olarak bazı sanık avukatlarının da beyanı alındı.
Dava ertelendi
Ardından ara kararını kuran hakim, savunması alınmayan sanıkların bir sonraki duruşmada hazır edilmesine karar vererek duruşmayı 14 Eylül saat 10:00’a erteledi.




