(İZMİR) – Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP), Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Efes Antik Kenti’nde yürüttüğü Ziyaretçi Karşılama Projesi’ne karşı yürütmeyi durdurma ve iptal davası açtı. EGEÇEP Eş Sözcüsü Arif Ali Cangı, “2015 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne kaydedilen Efes, Türkiye’nin en büyük turistik noktalarından biridir. Gerek UNESCO’nun gerekse Bakanlığın değerlendirmeleri, Efes’in gözümüz gibi korunması gerektiğini göstermektedir. Buna karşın bu alanı korumadan uzak bir ticari merkeze dönüştürecek olan karşılama merkezi inşaatıyla ciddi bir zarar verilmesi söz konusudur” dedi.
Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP), Efes Antik Kenti önündeki karşılama alanında inşai faaliyetlere neden olan Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Ziyaretçi Karşılama Projesi’ni yargıya taşıdı.
EGEÇEP ve 9 davacının İzmir Bölge Adliye Mahkemesi’nde açtığı davanın gerekçesinde, İzmir 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun “Efes Antik Birinci Derece Arkeolojik Sit Alanı” statüsünde olan alanda kazı ve betonlamayla çevre düzenlemesi yapılmasına onay verdiğine dikkat çekilerek, kurulun yetki sınırlarını aştığı belirtildi.
Cangı: “Betonlanarak kazılamaz hale getirilecek”
Dava başvurusu öncesinde açıklama yapan EGEÇEP Eş Sözcüsü ve çevre avukatı Arif Ali Cangı, kurulun kararının bölgenin koruma tedbirlerini ortadan kaldıracağını belirterek, “Selçuk’ta Efes Örenyeri’nin girişinde bir süredir bir inşai faaliyet var. İş makineleriyle bitki örtüsü temizlenmiş ve sürekli bir çalışma var. Söz konusu alan, Efes gibi UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan, insanlığın ortak değeri olan ve gelecek kuşaklara aktarılması gereken bir kültür varlığının korunması meselesidir. İnşaat yapılan alan ‘karşılama merkezi’ olarak adlandırılıyor. Bu alanın Efes Örenyeri’nin korunmasına hizmet etmeyeceğini, bilakis koruma tedbirlerini ortadan kaldıracağını; aynı zamanda halen kazıların yapılması gereken alanın asfaltlanarak ve betonlanarak kazılamaz hale getirileceğini düşünüyoruz” dedi.
“Görevini kötüye kullanmıştır”
Kurulun projeye onay vererek yetki sınırlarını aştığının altını çizen Cangı, şunları söyledi:
“2015 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne kaydedilen Efes, Türkiye’nin en büyük turistik noktalarından biridir. Gerek UNESCO’nun gerekse Bakanlığın değerlendirmeleri, Efes’in gözümüz gibi korunması gerektiğini göstermektedir. Buna karşın bu alanı korumadan uzak bir ticari merkeze dönüştürecek olan karşılama merkezi inşaatıyla ciddi bir zarar verilmesi söz konusudur. Koruma Bölge Kurulu korumakla görevlidir. Korumayı zafiyete uğratacak projelere onay verme gibi bir yetkisi ve görevi yoktur. Bu nedenle görevini kötüye kullanmıştır.
“Kültür ve Turizm Bakanlığı müdahale suçu işlemektedir”
Şu anda alandaki bitki örtüsü tamamen tıraşlanmış durumda ve inşaat hızla sürüyor. Burası 1. Derece Arkeolojik Sit alanıdır. Böyle bir alana bir yurttaş çivi çakmaya kalksa kendini ağır ceza mahkemesi önünde bulur. Ancak şu anda bu suçları takip etmesi ve izlemesi gereken Koruma Bölge Kurulu ve Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından birinci derece arkeolojik sit alanına müdahale suçu işlenmektedir. Anlaşılan Efes’in sadece turistik bir meta gibi görülmesi söz konusudur. Oysa Efes, yapılan şaşaalı kanallar, yollar ya da otoparklar için ziyaret edilmez. Efes ancak orijinal haliyle korunabilirse insanlığa hizmet eder; gelecek kuşakların tarihi anlayabileceği bir alan olarak kalırsa turizm bakımından da değerini korur”
“Selçuk’taki esnafın o kiraları ödeyebilecek mi”
Projenin esnaf ayağına da değinen Cangı, projenin durdurulması için çağrıda bulunarak şöyle konuştu:
“Diğer taraftan, Efes Antik Kenti içindeki esnaf için bir yer hazırlandığına dair bir propaganda yürütülmektedir ve bu kapsamda Selçuk esnafı yanlarına alınmaya çalışılmaktadır. Bu inşaat tamamlandığında Selçuk’taki esnafın o kiraları ödeyerek oraya taşınabileceğini mi sanıyorsunuz? Bu durum, Selçuk’taki esnaf ile korumadan yana olanları karşı karşıya getirme çabasıdır. Bizim derdimiz kimsenin ekmeğiyle oynamak değildir. Bizim derdimiz dünya kültür mirası olan Efes’in korunması ve gelecek kuşaklara aktarılmasını sağlamaktır. Bu düşüncelerle ve bu amaçla öncelikle yürütmenin durdurulmasını, ardından yapılacak inceleme ve yargılama sonucunda işlemin iptalini talep ediyoruz. Bu dava sadece İzmir’in davası değil; sadece bizim değil, sadece Türkiye’nin değil; tüm insanlığın ve dünyanın davasıdır. Bu nedenle Efes’e sahip çıkılması, henüz kazılmamış alanların kazılarak insanlığa kazandırılması ve Efes’in yaşatılması çağrısında bulunuyoruz.”
Karadağ: “Yoksula gelince sit, sermayedarlara gelince hepsini al git!”
Efes Çevre, Doğa ve Kültür Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Tekin Karadağ da “Selçuk’a, Efes’e kıymayın. Efes, yeryüzünün en muhteşem antik kentidir. Geçmişi geleceğe taşıyan büyük bir değerdir. Efes’in etrafına bir tane ağaç diktiğinizde koruma kurulu başınıza üşüşüyor ama böyle bir tahribata neden ses çıkarmıyorlar? Yoksula, köylüye gelince sit, sermayedarlara gelince hepsini al git! Tarihe kıymayın, tarih geleceğimizdir” diye konuştu.
Sarıpınar: “Bölgenin bütünüyle yok edilmesi anlamına geliyor”
Bölge halkından Nihal Sarıpınar ise kültürel sorumluluk vurgusu yaparak, “Efes’in varlığının ve üzerinde yükselen bütün uygarlıklarının geride bıraktığı kültürün çocuklarından biriyim. O bakımdan sorumluluk duyuyorum. Proje çalışması; hem koruma kararının ihlali hem de UNESCO dünya Miras Listesi’ne alınmış olmanın bize verdiği yükümlülüklerin yok sayılması, bölgenin bütünüyle yok edilmesi anlamına geliyor. Çevresiyle birlikte Efes’in korunması gerek..Efes yok edilmek istenmekte, çok yönlü bir ekokırım suçu işleniyor. Buna karşı savaşmaya, çabalamaya devam edeceğiz” dedi.




