(İZMİR) – Yerli ve Milli Parti (YMP) Genel Başkanı Teoman Mutlu, iktidarın ekonomi politikalarını ve TOKİ uygulamalarını eleştirdi. Mutlu, kira sorununa “Devlet Kira Ofisi” modeliyle çözüm önerdiklerini belirterek, maaş artışları ve polislerin çalışma koşullarına ilişkin düzenleme vaatlerinde bulundu.
YMP Genel Başkanı Teoman Mutlu, İzmir’de Karabağlar Kibar Belediye Hizmet Kompleksi’nde partililerin katılımıyla basın açıklaması yaptı.
Konuşmasında, siyasi tabloyu değerlendiren Mutlu, şunları kaydetti:
“Öyle bir dönem yaşıyoruz ki; iktidar 24 yıldır beceremedi, hâlâ yeniden görev istiyor. 24 yılda bir şeyler yapamamış iktidarın bundan sonra da yapacağı bir şey yoktur. Bugüne kadar, çalışıyor, yapıyorlar dediğimiz icraatlar meğerse yabancı sermaye ile yapılıyormuş. Rant için Türkiye’ye yerleşen, 1 dolar yatırım yapmayan yabancı sermaye çekip gidince ekonomik kriz başladı. 24 yılda yeni bir katma değer üretilmemiş Cumhuriyet’ten beri var olan öz kaynaklarımız tüketilmiş. İktidar en son, vatandaşın kefen parası, zor gün parası olarak sağladığı yastık altındaki altınlarını istemişti. Vatandaş bu birikimini hükümete vermedi. Ülkenin tüm kaynaklarını bitiren hükümet şimdi, çıkardığı ve çıkaracağı yasalarla vatandaşın en son birikimi olan yastık altına el koymaya hazırlanıyor. 24 yılda ülkeyi düzlüğe çıkaramayan bu hükümete bir daha yetki verirseniz elinizdeki, avucunuzdaki son birikimleriniz de yok olacak. Karar sizin.”
“TOKİ yüz binlerce ev yapıyor ama kira sorunu bitmiyor”
Konut ve kira krizine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Mutlu, TOKİ uygulamalarının sorunu çözmediğini savunarak partisinin modelini açıkladı. Mutlu, “TOKİ yüz binlerce ev yapıyor ama kira sorunu bitmiyor. Çünkü TOKİ evleri satılıyor; kara paracılar, avantacılar, parası olanlar alıyor; sonra kiraya veriyorlar. Böylece binlerce ev yapılıyor ama kira sorunu asla bitmiyor. Çözüm yine bizde. TOKİ yine yüz binlerce ev yapacak ama bu evleri satmayacak. Devlet Kira Ofisi kurulacak ve bu evler kiraya verilecek. O zaman kira sorunu diye bir şey kalmayacak” dedi.
“İşçimizi, memurumuzu, emeklimizi kurtaracak formülümüz hazır”
Ekonomik sıkıntılar yaşayan işçi, memur ve emeklilere yönelik çözüm önerilerini de paylaşan Mutlu, “İşçimizi, memurumuzu, emeklimizi kurtaracak formülümüz de hazır. Bir defaya mahsus yüksek zam verilecek; tüm kesimlerin mağduriyeti giderilecek. Sonra her 3 ayda bir enflasyon artışı aynen maaşa yansıtılacak. Dert çok, çözüm tek: Her şeyi bizler için, her sorunu çözeriz. Şimdi bazıları diyecek ki ‘Efendim kaynak yok.’ Bırakın bu palavraları. Siz yolsuzlukları, hırsızlıkları önleyin; artan para yedi sülalenize yeter. Çare plan-program ve dürüst çalışmak. Bizim başka bir şeye ihtiyacımız yok” ifadelerini kullandı.
“Huzurumuzun teminatı polisimize sahip çıkın”
Konuşmasında polis intiharlarına da dikkati çeken Mutlu, şöyle devam etti:
“Son 50 günde 51 polisimiz hayatını kaybetti. Son 5 yılda ise 450 polisimizi toprağa verdik. Türkiye’de artık her ay 7-8 polisimizi kaybediyoruz. Bu polislerimiz terör saldırısıyla değil intihar ederek yaşamına son veriyor. Rakamlar günlere yayıldığı için medyamızda da etkili bir şekilde yer almadığı için yitip giden canların farkında bile değiliz. Son 50 günde 51 polisimizi kaybettik. Peki polisler neden intihar ediyor? Türk polisi maddi sıkıntıların ve kötü çalışma koşullarının getirdiği ailesel sıkıntılardan ve işyerinde kötü muameleden yani mobbing nedeniyle intihar ediyor. Polis yüksek maaş alıyor denilse de çalışma saatine böldüğünüz zaman asgari ücretten daha düşük maaş alan bir meslek grubudur. Fazla mesai almadan gece gündüz çalıştığı için ek iş yapma imkanı da yok. Eşine, çocuklarına ayırabileceği zamanı da yok. Çünkü polisin doğru dürüst izin hakkı yok. Soruşturma geçireceğim, rütbe alamayacağım, azar işiteceğim diye endişe eden rütbeli polisler stresini sıkıntısını emrindeki polislere yansıtıyor. Mobbing had safhada. Sendikası olmayan polisin hakkını savunacak kimsesi yok. Buradan iktidara sesleniyoruz: Huzurumuzun teminatı polisimize sahip çıkın. İnsanca çalışma koşulları sağlayın, sendikalaşama haklarını kendilerine verin.”




